Logo
Bu sayfayı yazdır


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi

No: HT-BA-2026-MB-TR-18 H. 21 Zilka’de 1447
M. Çarşamba, 13 May 2026

Müslümanların Yöneticileri, Korsan Trump Yanlısıdırlar, Korsandan Bir Hayır Gelmez ve Kurtuluş Beklenmez!

صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَرْجِعُونَ
“Onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple onlar geri dönemezler.”
[Bakara 18]

ABD Başkanı Donald Trump, 2 Mayıs 2026 tarihinde West Palm Beach’te yaptığı konuşmada İran’a karşı yürütülen savaş ve deniz ablukasına odaklandı. Amerikan donanmasını öven Trump, İran gemilerine el konulmasını korsan olarak nitelendirdi ve “Biz bir nevi korsanız” dedi. Ayrıca İran ordusunun yok edildiğini ve limanlarının abluka altına alındığını vurguladı. Öte yandan babasının suikasta uğramasının ardından ülkenin yeni lideri olarak seçilen Mücteba Hamaney ise, yaklaşık yedi hafta sonra 30 Nisan Perşembe günü yaptığı açıklamada, “Basra Körfezi ve Umman Denizi’ndeki komşularımızla ortak kaderi paylaşıyoruz. Binlerce kilometre öteden açgözlülükle burada fitne çıkaran yabancıların ise bu sularda yeri yoktur. Onları yeri olsa olsa suların derinliklerindedir. İran’ın izlediği direniş stratejileri ve politikalarıyla elde edilen bu başarılar, yeni bir bölgesel ve küresel düzenin başlangıcı olacaktır” dedi. Perşembe günkü bu açıklama, Trump’ın İran limanlarına uzun süreli bir abluka uygulamaya hazırlandığı ve bunu İran’ı müzakerelere zorlamanın başlıca aracı olarak gördüğü bir dönemde yapıldı.

Trump, bir korsan olduğunu, Müslümanların denizlerinde seyreden gemilere ve su yollarına el koyduğu itiraf ettiği halde Müslümanların başındaki yöneticiler hâlâ onun rızasını kazanmaya çalışmaktadırlar. Korsanlık, denizlerdeki gerçek güçlerle yüzleşemez; Korsanlar hukuk dışıdır; uluslararası teamüllere ve insani değerlere aykırıdır. Buna rağmen İslam beldelerindeki mevcut rejimler, hâlâ bu korsandan korkmakta ve onu yenilmez bir güç olarak görmektedirler! Korsanın kendi ağzından yaptığı bu itiraftan daha ötesi ne olabilir ki? Bu korsanın arkasındaki sömürgeci devletin, onlarca yıl ağır yaptırımlara maruz kalmış ve halkının potansiyeline uygun bir güç oluşturması büyük ölçüde engellenmiş bir İslam ülkesi karşısında çaresiz kaldığı gün gibi aşikardır.

Eğer İslam beldelerindeki mevcut rejimlerden herhangi biri, karar alma mekanizmasında en ufak bir bağımsızlığa sahip olsaydı, Batılı sömürgecilikten kurtulmak için bu altın fırsatı değerlendirir; kâh Amerika’nın kucağına, kâh İngiltere veya Rusya’nın kucağına atılmak yerine dünyada süper bir güç inşa edebilirdi. Ancak bu rejimlerin, kurtuluşu bir an bile düşünmeksizin sömürgeci kafire bağımlılıkta ısrar etmeleri; onların bu ümmetle hiçbir bağlarının olmadığını göstermektedir. Onlar, efendilerinin çıkarlarına hizmet eden birer işlevsel rejimlerdir. Ümmetin kaynakları, inançları ve imkânları üzerinde hırsızlık ve korsanlık yapsınlar diye efendileri onları iş başına getirmiştir.

Hizb-ut Tahrir, Nübüvvet metodu üzere Hilafet projesi sahibidir, Ümmeti sömürgeci kâfirden kurtaracak yegâne şer’î vizyona sahiptir, tüm insanlığın işlerini güdecek en derin siyasi bilince sahip olan tek partidir. Bu nedenle, samimi güç ve kuvvet ehlinin, Nübüvvet metodu üzere İkinci Raşidi Hilafet’i kurmak için Hizb-ut Tahrir’e nusret vermesi farzdır. Hilafet hem onları hem de ümmeti sömürgeci kâfirin hegemonyasından kurtaracak ve yüce İslam ile insanlığa liderlik edecektir.

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan
Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43
www.muslimworld.today
E-Mail: media [@] muslimworld.today

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.