- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Yerleşimci Yayılmacılığı ve Devam Eden Sessizlik ve İşbirliği
Haber:
Birçok kuruluş, işgal altındaki Filistin topraklarında, özellikle de Batı Şeria’da, silahlı yerleşimci milisler tarafından Tel ve Sarra kasabası ile Nablus ilindeki bu iki yerleşim biriminin çevresindeki köyler ile diğer şehir ve köylerdeki savunmasız sivillere yönelik düzenlenen saldırıların ardından yaşanan tehlikeli gerginlik artışına ilişkin kınama ve derin endişelerini dile getirdi. Bunu ise cinayetler, tutuklamalar, hastanelere yapılan baskınlar, toplu cezalandırmalar ve Filistin köylerine ve mülklerine yönelik geniş çaplı saldırılar izlemiştir.
Yorum:
İşgal güçlerinin himayesi ve koruması altında, yerleşimcilerin Filistin köylerine ve kasabalarına yönelik saldırıları büyük oranda artış göstermiştir; bu ise Batı Şeria’nın geniş bölgelerinde yaşanan baskınlar, gözaltılar ve askeri önlemlerin sıkılaştırılmasıyla aynı zamana denk gelmiştir. Bu da birçok kişinin şehit olmasına veya yaralanmasına, onlarca kişinin tutuklanmasına, çok sayıda ev, araç, ibadethane ve tarım arazilerinin yakılmasına ve çok sayıda koyun sürüsünün öldürülüp çalınmasına yol açmıştır. Tüm bu saldırılar, cezasızlık politikasının sürmesinin ve şiddeti kışkırtıp destekleyen Yahudi yetkililerden hesap sorulmamasının gölgesinde, bir bütün olarak sistematik bir savaş suçunun yanı sıra insanlığa karşı işlenen bir suç örüntüsü oluşturmaktadır.
İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Filistinlilere karşı işlenen Yahudi suçlarını izleyen Medya Gözlemevi’nin kayıtlarına göre, 2020’den 2026 yılına kadar yerleşimcilerin gerçekleştirdiği saldırıların sayısı 10.431’e ulaşmıştır.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), 2026 yılının başından bu yana işgal altındaki Batı Şeria’da Yahudi yerleşimcilerin karıştığı ve Filistinlilerin can kaybına ve mallarının zarar görmesine yol açan 1.330’dan fazla olayın belgelendiğini duyurmuştur; zira işgal güçleri ve yerleşimciler tarafından 18’i çocuk olmak üzere 77 Filistinli şehit düşerken yüzlerce kişi de yaralanmıştır. Ayrıca evlerin, camilerin, ağaçların ve tarımsal tesislerin yakıldığını veya tahrip edildiğini, bazılarının ise tamamen yıkıldığını ve en az 10 Filistinli ailenin yerinden edilmeye zorlandığını ve yeni yerleşim birimlerinin kurulduğunu da eklemiştir.
Bu gerginliğin tırmanması, özellikle Filistinli kadınların karşı karşıya olduğu tehlikeleri daha da kötüleştirmiştir; zira bu kadınlar, aile fertlerini kaybetmenin, zorla yerinden edilmenin, evlerinin yıkılmasının, güvensizliğin ve ailelerin geçim kaynaklarından mahrum kalmasının doğrudan yükünü omuzlamalarının yanı sıra işgalin ve yerleşimci şiddetinin devamından kaynaklanan psikolojik, sosyal ve ekonomik yüklerin de giderek artmasıyla karşı karşıya kalmaktadırlar.
Tüm bunlar, boyun eğen ajan Dayton otoritesinin gözü ve kulağı önünde gerçekleştiği halde otorite, yerleşim projesine karşı kılını dahi kıpırdatmamaktadır. Otoritenin yaptıklarının çoğu, yerleşim faaliyetlerinin durdurulması ve insanların korunmasının yanı sıra ihlalleri izlemeye ve meralara kurulan yerleşim karakollarının ve zorla yerinden edilmenin tehlikelerini öne çıkarmaya önem göstermesi amacıyla Yahudi varlığına baskı uygulaması için Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi’nden yardım dilenmekten ibarettir. Aman silah kaldırmayın ve bu yerleşimci yayılmacılığın karşısında durmayın; zira silah, ancak kendi cildinden olanlara ve görüş olarak ona karşı çıkanlara ve onun yozlaşmış ve yıkıcı projelerinin karşısında duranlara yönelir öyle mi!
Karanlık, Mübarek Toprak (Filistin) halkını her yönden kuşatmış durumdadır; zira işgalci ve otorite tarafından işlenen cinayetler, yağma, talan, yakma, hapsetme, işkence ve zulüm her yerde hüküm sürmektedir. Bu yüzden onlar için tek kurtuluş, Allah yolunda cihad eden Müslüman bir ordu tarafından işgalin, onun avenelerinin ve kuyruklarının kökünden sökülüp atılmasıdır; ancak o zaman İsra ve esirler kurtulacak ve adalet ile hayır yayılacaktır.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Müslime Şâmî (Ümmü Suheyb)