- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Ahmed Şara, Yahudi Varlığına Yönelik Projesinin Özelliklerini Açıkladı
Haber:
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ülkesinin, bir dizi ülkenin katılımıyla işgal ile bir güvenlik anlaşmasına varmak için çalıştıklarını belirterek şunları ekledi: “Bu anlaşmanın, Suriye'nin işgal altındaki Golan Tepeleri üzerindeki hakkından vazgeçmeden kapsamlı bir barışa zemin hazırlamasını umuyoruz.” Şam’ın “İsrail ile çatışmaktan kaçındığını ve onunla herhangi bir çatışmaya girmekte bir çıkar görmediğini” söyleyerek, devam eden güvenlik düzenlemelerinin başarılı olmasının daha geniş kapsamlı bir uzlaşmanın önünü açabileceğine işaret etti. (Arabi21, 26/7/2026)
Yorum:
Yapılan her açıklamanın ardından ve gün geçtikçe Ahmet Şara'nın, Yahudi varlığına yönelik projesinin özellikleri ortaya çıkmaktadır; nitekim onunla çatışmaktan kaçınmaktan, bir grup ülkenin gözetiminde bir güvenlik anlaşmasına varmaya çalışmaktan ve Suriye'nin işgal altındaki Golan üzerindeki hakkından taviz verilmeyeceğine dair şekli vurgusuyla birlikte bu anlaşmanın kapsamlı bir barışa kapı aralamasından bahsetmesi, evet tüm bunlar, onun izlediği yolu ortaya koymaktadır.
Bu adam boşuna getirilmemiş olup onun iktidara yükselişi ise sadece Beşar Esad rejiminin çöküşünün doğal bir sonucu değildir; aksine o suçlu rejimin başarmaktan aciz kaldığı belirli bir görevi yerine getirmek üzere gelmiştir.
Dolayısıyla bugün üzerinde müzakere edilen konunun özü, Filistin halkına destek olmak yerine, Yahudi varlığına güvenlik garantileri sağlamaktır; zira yeni Suriye’den, Yahudi varlığının güvenliği için güvenilir bir koruyucu olması istenmektedir. Bugün mesele, değişen siyasi tutumlar meselesi değildir; aksine kimlik ve hayati bir mesele olmasının yanı sıra bu ümmetin birikiminden ve akidesinden ödetilmek istenen bir bedel meselesidir. Nitekim Allah Azze ve Celle, ne kadar cazip olursa olsun, din ve ilkelerin satılması konusunda uyarmıştır; zira Subhanehu şöyle buyurmuştur: فَلَا تَخْشَوُا النَّاسَ وَاخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا بِآيَاتِي ثَمَناً قَلِيلاً “Öyleyse siz insanlardan korkmayın da yalnız Benden korkun. Ayetlerimi azıcık bir dünya menfaati karşılığında satmayın!” [Maide 44]
Akide konusunda taviz vermeye bir yer yoktur; Suriye halkının kanını normalleşme ve teslimiyete giden bir köprü haline getirmek isteyenlere karşı da bir hoşgörü yoktur. Kararlılık, Şam halkının fedakarlıklarına yakışan tek yoldur ve bu yolu reddetmek sadece siyasi bir tutum değildir; aksine dinimizin bize emrettiği bir vaciptir.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Ethem Abdulkerim