Logo
Bu sayfayı yazdır
Filistin'in, Vehimlere ve Boş Sözlere Değil; Orduları Kurtuluş Savaşlarına Doğru Harekete Geçirecek Ümmetin Âlimlerine İhtiyacı Vardır!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Filistin'in, Vehimlere ve Boş Sözlere Değil; Orduları Kurtuluş Savaşlarına Doğru Harekete Geçirecek Ümmetin Âlimlerine İhtiyacı Vardır!

Haber:

Ezher-i Şerif Şeyhi Ahmed et-Tayyib, Ezher Meşihatı'nda Mısır Fetva Kurumu'nun 11. Uluslararası Konferansı'nın konuklarından oluşan bir heyetin başında bulunan Devlet Müftüsü Dr. Nazir İyad'ı kabulü sırasında, ümmetin âlimlerinin ve dünyanın dört bir yanındaki müftülerin Filistin davasını tanıtma ve tarihsel gerçekleri yayma konusunda etkin bir rol üstlenmelerinin önemini vurguladı. Toplantıda, başta Filistin meselesi olmak üzere ümmetin çeşitli meseleleri ele alındı; Ezher Şeyhi, Filistin meselesini "iyileşmeyen yara ve durmayan kanama" olarak nitelendirirken, âlimlerin ve müftülerin Filistin meselesini tanıtma ve tarihî gerçekleri yayma konusundaki rolünün yürütülen diplomatik çabalardan daha az önemli olmadığını vurguladı ve gerçekleri çarpıtmayı hedefleyen anlatılarla mücadele edilmesi çağrısında bulundu. Âlimlere hitaben şöyle dedi: “Sayın âlimler, düşmanın, iddialarının batıl olmasına rağmen yaymaya ve yaygınlaştırmaya çalıştığı karşıt anlatıya mukabil, fikri mücadele -anlatı mücadelesi- liderliğindeki rolünüzü üstlenmenizi bekliyorum; peki buna giden bir yolu var mı?”

Yorum:

Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: إِنَّ العُلَمَاءَ وَرَثَةُ الأَنْبِيَاءِ، وَإِنَّ الأَنْبِيَاءَ لَمْ يُوَرِّثُوا دِينَاراً وَلا دِرْهَماً، إِنَّمَا وَرَّثُوا العِلْمَ، فَمَنْ أَخَذَهُ أَخَذَ بِحَظٍّ وَافِرٍ “Muhakkak alimler Nebilerin varisleridir. Şüphesiz Nebiler ne altın ne de gümüşü miras bırakırlar. Nebiler miras olarak ancak ilim bırakırlar. Kim, Nebilerin mirası olan ilmi elde ederse tam bir hisse almış olur.” [Tirmizi rivayet etti] Bu hadis-i şerif, alimlerin önemini ve rollerini açıkça ortaya koymaktadır; Allah'ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in onları peygamberlerin mirasçıları olarak adlandırması, onlara şeref olarak yeter.

Âlimler bu mertebeyi sırf ilimleri nedeniyle hak etmemişlerdir; zira amelsiz ilim, bir kusurdur ve Allah’ın gazabını ve azabını gerektirir; nitekim Allah'ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: مَنْ كَتَمَ عِلْمًا عِنْدَهُ أَلْجَمَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ بِلِجَامٍ مِنْ نَارٍ “Her kim ilmini gizlerse, Allah kıyamet gününde o kimseye ateşten bir gem vurur.” Dini tebliğ etmek, ona davet etmek, insanlara dini öğretmek, iyiliği emredip kötülükten menetmek, yöneticileri muhasebe etmek, askerleri cihada teşvik etmek ve onları motive etmek; evet bunların hepsi, bu yüce mertebenin gereklilikleri ve yükümlülükleridir.

Âlimlerde asıl olan, iyiliği emredip kötülükten menetme, dinin uygulanması için çalışma ve ümmetin sınırlarını savunma konusunda ümmetin ön saflarında yer almaktır; âlimlerin düşebileceği en tehlikeli hususlardan biri de, zalim yöneticileri dost edinmek ve onların dini ihmal edip zayi etmelerine yardımcı olmaktır; nitekim Ka'b ibn Ucre Radıyallahu Anh'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: إِنَّهُ سَتَكُونُ بَعْدِي أُمَرَاءُ، فَمَنْ دَخَلَ عَلَيْهِمْ فَصَدَّقَهُمْ بِكَذِبِهِمْ وَأَعَانَهُمْ عَلَى ظُلْمِهِمْ فَلَيْسَ مِنِّي وَلَسْتُ مِنْهُ وَلَا يَرِدُ عَلَيَّ الْحَوْضَ “Benden sonra bir kısım idareciler olacaktır. Kim onların yanına girer, onları destekler, onların yalanlarını doğru kabul eder, onların zulümlerinde onlara yardım ederse benden değildir. Ben de ondan değilim; bu kimseler havuz başında bana yaklaşamayacaklardır.” Allah'ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yönetimlerini zorba yönetim olarak nitelendirdiği, dini ihmal etmenin de ötesine geçerek dine karşı savaşan ve İslam ümmetine karşı sömürgecilere yardım eden bu zamanın yöneticilerinden daha zalim kim vardır! Allah’ın şeriatını askıya alıp tiranların anayasalarını ve kanunlarını uygulamaları onlara şer olarak yeter.

Ümmetin terk edilip askıya alınmasının ardından zillete düştüğü İslam’ın zirvesi olan Allah yolunda cihadı askıya almaktan daha kötü bir şey yoktur; zira Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: إِذَا تَبَايَعْتُمْ بِالْعِينَةِ وَأَخَذْتُمْ أَذْنَابَ الْبَقَرِ وَرَضِيتُمْ بِالزَّرْعِ وَتَرَكْتُمْ الْجِهَادَ سَلَّطَ اللهُ عَلَيْكُمْ ذُلّاً لَا يَنْزِعُهُ حَتَّى تَرْجِعُوا إِلَى دِينِكُمْ “İyne yoluyla alışveriş yaptığınız, öküzlerin kuyruğuna yapıştığınız, tarımı seçtiğiniz ve cihadı terkettiğiniz zaman Allah size öyle bir zillet musallat eder ki, dininize dönünceye kadar onu üzerinizden atamazsınız.” Dolayısıyla Filistin, ümmetin cihadı terk etmesi yüzünden işgal edildi; gaspçılar da, sırf orduların Yahudilerle savaşmaktan ve onları mübarek Filistin topraklarından söküp atmaktan geri durması sebebiyle orada kalmaya devam etmektedir.

Filistin’i kurtarmak ümmetin askerlerinin görevidir, orduları buna teşvik etmek ise Müslüman âlimlerden talep edilen en asgari şeydir; kıymetsiz savaşlarla meşgul olmak ve ümmeti, düşmana zarar vermeyen, hiçbir saldırganı püskürtmeyen veya hiçbir işgalciyi kovmayan şeylerle oyalanmaya çağırmak ise, bizzat görevi zayi etmek ve ihmalkârlık göstermektir.

Filistin'in, ümmetin ve ordularının harekete geçmesine ihtiyacı vardır ey Ezher Şeyhi; davet, teşvik ve coşku ile bu mücadelelere öncülük etmesi gerekenler ise âlimlerdir ki böylece İzz bin Abdüsselam gibi ümmetin büyük âlimlerinden oluşan hayırlı seleflerin halefleri olsunlar. Şeyhiniz İzz bin Abdüsselam’dan bahsetmişken, şunu kesin olarak biliyorsunuz ki, Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hadisini uygulayarak Yahudilerle savaşmayı ve onları öldürmeyi seven Kenana ordusunu engelleyenler, Amerika’nın ajanları ve Yahudi varlığının koruyucuları olan Mısır’ın tiran yöneticileridir; ayrıca sizler şu fıkhi kaideyi de kesin olarak biliyorsunuz; " Vacibin ancak kendisiyle tamamlandığı şey de vaciptir." Yine sizler çok iyi biliyorsunuz ki, Mısır’ın yöneticilerine karşı çıkmak, Allah yolunda cihat vacibini gerçekleştirmek ve Yahudilerle savaşarak onları öldürmek için yerine getirilmesi gereken bir vaciptir. Ayrıca şunu da biliyorsunuz ki, Allah yolunda cihad ancak mübarek Filistin topraklarını ve Allah’ın Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in İsra'sı olan iki kıblenin ilki ve Harameyne ş-Şerifey’in üçüncüsü Mescid-i Aksa'yı kurtarma şerefine nail olmak için orduya liderlik edecek Raşid bir Halife’nin sancağı altında gerçekleşebilir. Aynı zamanda sizin de malumunuz olduğunuz üzere Allah’ın indirdiğiyle hükmetmesi için Halifeye biat etmek için çalışmak, ümmetin Rabbani âlimlerinin sahih ve kesin delillere dayanarak nitelediği üzere farzların tacıdır ki siz bu nassları ezbere bilirsiniz; o halde ey Ezher Şeyhi, Aziz ve Cebbar olan Allah’ın huzuruna çıkıp bunlardan hesaba çekilmeden önce durumunu düzeltip bu büyük vacipleri yerine getirsen olmaz mı?!

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Mahmud El-Leysî - Mısır

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.