حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Bangladeş Vilayeti
Medya Bürosu
| No: BG-BA-2026-MB-TR-11 |
H. 11 Safer 1448 M. Cumartesi, 25 Temmuz 2026 |
Ülkenin Kırılgan Ekonomisini Canlandırmak İçin Hizb-ut Tahrir / Bangladeş Vilayeti, Sömürgeci Tahakkümden Kurtulmuş, Kendi Kendine Yeten İslami Bir Bütçe Taslağı Sunmak Üzere Çevrim İçi Bir Konferans Düzenledi
Öğrencilerin ve halkın canları pahasına iktidara gelen geçiş hükümeti, devrik Hasina rejiminin geride bıraktığı kırılgan ekonomiyi canlandırmak için etkili hiçbir adım atmamıştır. Aksine, görevden ayrılmadan önce Amerika ile zararlı bir ticaret anlaşması imzalayarak Amerika’nın ülke ekonomisi üzerinde hegemonya kurmasına izin vermiştir. Ekonomik iyileşme, enflasyonun kontrol altına alınması, istihdamın artırılması ve sosyal refahın sağlanacağı vaadinde bulunan Bangladeş Milliyetçi Partisi (BNP) hükümeti ise 9,38 trilyon Taka tutarındaki ilk bütçesini açıklamıştır. Ancak acı olan gerçek şu ki, bu bütçede hiçbir yapısal değişiklik görülmemektedir. Sömürgeci borç tuzağı ile KDV ve vergilere dayalı sömürücü vergi sistemi aynen korunmuştur. Bu çerçevede Hizb-ut Tahrir / Bangladeş Vilayeti, 24 Temmuz 2026 Cuma günü saat 19.30’da, “Kırılgan Ekonomiyi Canlandırmak İçin Kendi Kendine Yeten İslami Bütçe Taslağı” başlıklı bir çevrim içi konferans düzenlemiş, konferans, El-Vakiye kanalında canlı olarak yayımlanmıştır.
Videonun linki: https://rumble.com/v7d6nne-national-budget-conference-blueprint-for-a-self-reliant-islamic-budget.html؟start=98
İlk konuşmacı yaptığı konuşmada şunları söylemiştir: Geçmiş bütçeler, Batılı sömürgeci kurumlar olan Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın reçetelerine göre, sömürücü kapitalist ekonomik model esas alınarak hazırlandığı için halkın beklentilerini karşılayamamıştır. Önceki bütçelerde devlet gelirlerinin temel kaynağı KDV ve vergilerdi; bugün de durum değişmemiştir. Geçmişte olduğu gibi dış borçlar, faiz yükü ve bütçe açıkları vardı; mevcut bütçede de bunların tamamı aynen devam etmektedir. Eski bütçelerde Yıllık Kalkınma Programı (ADP), Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) büyümesi ve vergi/GSYİH oranı gibi hedefler belirleniyordu. Mevcut bütçe de aynı alanlara ilişkin hedefler koymaktadır. Bu da göstermektedir ki sistem değişmemiş, yalnızca rakamlar, ödenekler ve sloganlar değişmiştir; bütçenin temel yapısı ise olduğu gibi korunmuştur.
Konuşmacı daha sonra, sömürücü kapitalist ekonomi modeli ve sömürgeci borç düzeni içine hapsedilmiş mevcut bütçenin gerçek mahiyetini ortaya koymak amacıyla şu konuları ayrıntılı biçimde ele almıştır:
- Damlama (trickle-down) ekonomi modeli ve servetin az sayıdaki kapitalistin elinde toplanması,
- Devletin sömürücü vergi sistemi,
- Borç tuzağı,
- Borç şartları ve ekonomik kölelik.
Ayrıca konuşmacı, sosyal güvenlik ağları programları ile “refah devleti” anlayışının gerçekte halkı özgürleştiren mekanizmalar değil, siyasi araçlar olduğunu da açıklamştır. Bütçede hükümet, sosyal güvenlik sektörüne önem verdiğini belirterek “Aile Kartı”, “Çiftçi Kartı”, “Sağlık Kartı” ve yerel yönetimler ile Su Geliştirme Kurulu aracılığıyla ülke genelinde yürütülen kanal kazı projeleri gibi uygulamalara yer vermiştir. Oysa bu programlar, halkın karşı karşıya bulunduğu sorunlarla kıyaslandığında son derece sınırlıdır ve temel meseleleri örtbas etmeye yönelik sonuçsuz girişimlerdir. Bir taraftan seyyar satıcılardan vergi alınırken, diğer taraftan sosyal yardım programları uygulanmaktadır. Daha da önemlisi, refah devleti anlayışı halka duyulan sevgiden doğmamıştır. Bu anlayış, kapitalist sömürünün ezdiği halk kitlelerinin öfkesini yatıştırmak amacıyla Batılı yönetici sınıfların geliştirdiği siyasi bir stratejiden ibarettir.
Konferansın ikinci konuşmacısı ise İslam iktisadının temel esaslarını ve bunlara dayalı, kendi kendine yeten bir ekonomi ile kamu refahını sağlayacak İslami bütçe taslağını sunmuştur. Kapitalist ekonomik yapının aksine, İslam ekonomisinin temel ilkelerinden biri servetin adil biçimde dağıtılmasını sağlamak ve zenginliğin az sayıdaki kapitalistin elinde tekelleşmesini önlemektir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyuruyor:
كَيْ لَا يَكُونَ دُولَةً بَيْنَ الْأَغْنِيَاءِ مِنكُمْ “Ta ki içinizdeki zenginler arasında elden ele dolaşan bir devlet olmasın.” [Haşr 7]
İslam ekonomik sisteminin bir diğer temel ilkesi ise her ferdin temel ihtiyaçlarının; yiyecek, giyecek ve barınma ihtiyaçlarının karşılanmasını, ayrıca eğitim, sağlık ve güvenlik gibi temel hakların güvence altına alınmasını sağlamaktır. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
لَيْسَ لِابْنِ آدَمَ حَقٌّ فِي سِوَى هَذِهِ الْخِصَالِ؛ بَيْتٌ يَسْكُنُهُ، وَثَوْبٌ يُوَارِي عَوْرَتَهُ، وَجِلْفُ الْخُبْزِ وَالْمَاءِ “Âdemoğlunun şu üç şey dışında bir hakkı yoktur: Oturacağı bir ev, avretini örtecek bir elbise ve bir parça ekmek ile su.” [Tirmizî] İslam ekonomik sisteminde devletin görevi yalnızca temel ihtiyaçları karşılamak değildir. Aynı zamanda vatandaşların meşru yollarla refah, izzet ve onurlu bir hayat sürebilecekleri ortamı oluşturmaktır.
Bangladeş şartlarında İslami ekonomi modeline dayalı bir bütçenin kamu refahını nasıl sağlayacağını ve ülkeyi kendi kendine yeterli bir ekonomiye nasıl dönüştüreceğini açıklayan konuşmacı şu gelir kalemlerini ayrıntılı olarak ele almıştır:
- Kamu mülkiyetinden elde edilen gelirler,
- Haraç,
- Devlete ait ağır sanayi kuruluşlarının kâr gelirleri,
- Cizye: Gayrimüslim vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması karşılığında alınan devlet geliri,
- Zekât Fonu: Servetin yeniden dağıtılmasını ve yoksulluğun azaltılmasını sağlayan etkin bir mekanizma.
وَلَوْ أَنَّ أَهْلَ الْقُرَى آمَنُوا وَاتَّقَوْا لَفَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَرَكَاتٍ مِنَ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ وَلَكِنْ كَذَّبُوا فَأَخَذْنَاهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ “O ülkelerin halkı inansalar ve sakınsalardı, elbette onların üstüne gökten ve yerden nice bereket kapıları açardık, fakat yalanladılar, biz de ettikleri yüzünden onları yakalayıverdik.” [Araf 95]
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Bangladeş Vilayeti Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi H. M. Siddque Mansion 55/A Purana Patlan, 4th Floor / Dhaka 1000 / Bangladesh Telefon: +(880) 17 13 00 88 22 www.khilafat.org |
Fax: +(880) 29 55 88 54 E-Mail: info@khilafat.org |



