حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi
| No: HT-BA-2026-MB-TR-26 |
H. 6 Muharrem 1448 M. Pazar, 21 Haziran 2026 |
“Onların kinleri konuşmalarından apaçık ortaya çıkmıştır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür.” [Ali İmran 118]
Almanya Başbakanı Friedrich Merz Cuma günü yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği’nin Yahudi varlığına yaptırım uygulamasına karşı olduğunu açıkladı. Fransa da İran’la imzalanacak nihai nükleer anlaşmanın, İran’ın balistik füze programını ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteği ele almadığı sürece Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin İran’a uyguladığı yaptırımların kaldırılmasını onaylamayacağını duyurdu.
Batılı yöneticiler, kalplerindeki kin ve nefreti dışa vurmaktan bir an olsun geri durmuyorlar. Halbuki Yahudi varlığının Filistin, Lübnan ve İran’da Müslümanlara karşı vahşi suçlar işlediğini, küstahlık tasladığını, değerleri, örfleri veya anlaşmaları hiçe sayarak yeryüzünde bozgunculuk çıkardığını, savunmasız çocuk ve kadınları katlettiğini, ekin ve nesilleri ateşe verdiğini görüyorlar. Yine de Almanya Şansölyesi, sahada hiçbir şeyi değiştirmeyecek sembolik cinsten olsa bile Yahudi varlığına yaptırım uygulanması fikrine bütünüyle karşı olduğunu açıkladı. Çünkü kurbanlar Müslümanlar ve onların beldeleridir! Aynı şekilde Fransa da, İran’ın tekrar ayağa kalkıp Yahudi varlığını tehdit eder hale gelmesini önleyecek taahhütleri ve anlaşmaları imzalamadığı sürece İran üzerindeki yaptırımların kaldırılmasını reddediyor.
Bu manzara, İslam ve Müslümanlarla bağı olan her şeyden ne kadar nefret ettiklerini gözler önüne seriyor. İçlerindeki bu kini gizleyemiyorlar; İslam ve Müslümanlara olan köklü düşmanlıklarını açığa vuruyorlar, vahşi hayvanları bile işlemediği katliam ve vahşeti işleyen gaspçı Yahudilere olan sevgilerini ve sadakatlerini dışa vuruyorlar.
İşte bu, güvenlik, istikrar, barış ve insan haklarına önem verdiğini iddia eden ama gerçekte Müslümanlar ve beldeleri üzerinde tahakküm kurmaya çalışan kâfir Batı’nın gerçek yüzüdür. Kafir Batı, güvenlik ve emniyet istiyor; ancak Müslümanlar veya tüm insanlar için değil, sömürgeci kâfirler için istiyor! İstikrar ve barış istiyor ama Müslümanlar ve beldeleri için değil; bilakis kendi menfaatlerini garanti altına alacak ve beldelerimizin kendisine boyun eğmesini sağlayacak bir barış istiyor! İnsan haklarını savunuyor; ama herhangi bir insanın değil, kâfirin haklarını savunuyor!
İşte kâfir Batı’nın gerçek yüzü budur. Bunun aksini düşünenler derin bir yanılgı içindedirler. Müslümanların Allah’tan başka ne bir yardımcısı ve destekçisi vardır. Onları ve ülkelerini bu zilletten ve sömürgeden ancak orduları içindeki samimi evlatları kurtaracaktır. O halde ey ordular! Haydi nusret verin.
إِنَّ اللّهَ لاَ يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتَّى يُغَيِّرُواْ مَا بِأَنْفُسِهِمْ“Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez” [Rad 11]
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Merkezî Medya Ofisi |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43 www.muslimworld.today |
E-Mail: media [@] muslimworld.today |



