حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Sudan Vilâyeti
Medya Bürosu
| No: SD-BA-2026-RS-TR-51 |
H. 24 Zilhicce 1447 M. Çarşamba, 10 Haziran 2026 |
Sudan Cüneyhinin Sürekli Değer Kaybetmesi, Hükümetin Çözüm Politikalarının Başarısızlığını Göstermektedir İslam’ın Kriz İçin Sunduğu Çözüm İse Köklüdür
Sudan cüneyhi uzun süredir sürekli değer kaybetmektedir. Nitekim 10 Haziran 2026 itibarıyla paralel piyasada bir doların fiyatı 4400 cüneyhin üzerine çıkarak geçmiş günlere oranla büyük bir artış kaydetmiştir. Sudan para birimindeki bu hızlı çöküş başladıktan sonra hükümet, çözüm olarak bazı tedbirler açıklamıştır. Bunlardan biri de lüks tüketim malları olarak değerlendirdiği 46 ürünün ithalatını yasaklamasıdır. Hükümet, bu uygulamanın cüneyhin değer kaybını durduracağını düşünmüştür. Söz konusu yasak 10 Mayıs 2026 tarihinde fiilen yürürlüğe girmiştir. Ancak aradan bir ay geçmiş olmasına rağmen bu politikanın başarısız olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Çünkü bu uygulama krizin kök nedenlerini değil, sadece sonuçlarını hedef alan bir tedbirdir.
Bu durum, Sudan halkının geçim şartlarını daha da ağırlaştırmıştır. İnsanlar mal ve hizmet fiyatlarındaki sürekli artışın sıkıntısını çekerken, hükümet yerel para biriminin değer kaybetmesi ve doların yükselmesiyle birlikte gümrük dolarını artırmakta, elektrik ve benzeri kamu hizmetlerinin fiyatlarını yükseltmektedir. Halkın maruz kaldığı sıkıntılar ise hükümetin umurunda görünmemektedir. Öyle ki insanlar artık ülkede sorunlarını çözmeye çalışan bir hükümetin varlığını dahi hissedemez hâle gelmiştir.
Hükümet sorunun kaynağını bilmesine rağmen onu çözmek için ciddi bir adım atmamaktadır. Maliye Bakanı Cibril İbrahim, geçen ocak ayında yaptığı bir söyleşide, 2025 yılı içerisinde Sudan’ın yaklaşık 70 ton altın ürettiğini, ancak bunun sadece 20 tonunun resmî kanallardan ihraç edildiğini, geri kalan büyük kısmın ise kaçak yollarla ülke dışına çıkarıldığını itiraf etmiştir. Resmî verilere göre Sudan’ın ithalatı yaklaşık 6,5 milyar dolar, ihracatı ise 2,6 milyar dolar düzeyindedir. Buna göre dış ticaret açığı yaklaşık 3,9 milyar dolara ulaşmaktadır.
Yerel para biriminin değer kaybetmesinin temel sebebi de budur. Şayet altın kaçakçılığı engellenirse —ki hükümet altının nasıl kaçırıldığını ve ülkenin servetlerini yağmalayan kaçakçıların kimler olduğunu bilmektedir— mevcut açık gerçek bir dış ticaret fazlasına dönüşecektir. Kaçırılan altının değerinin 8 milyar dolardan fazla olduğu dikkate alındığında, dış ticaret dengesi yaklaşık 6,4 milyar dolarlık bir fazlaya ulaşabilecektir. Bu hesaplama, yıllık altın üretiminin hükümetin açıkladığı gibi 70 ton olduğu varsayımına dayanmaktadır.
Oysa gerçekte üretilen altın miktarının bunun iki katından da fazla olması muhtemeldir. Böyle bir durumda Sudan halkı bugün yaşadığı yoksulluğun aksine refah içerisinde yaşayabilecektir. Bu tablo, hükümetin Sudan’daki ekonomik ve diğer krizleri çözmekte tamamen aciz olduğunu ve başarısızlığının açıkça ortada bulunduğunu göstermektedir.
Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti olarak bizler vurguluyoruz ki; Sudan sahip olduğu zenginliklerle aslında zengin bir ülkedir ve halkının aç kalması mümkün değildir. Ancak bu zenginlikleri düşmanın, yöneticilerin ve onların yandaşlarının çıkarına değil, ülke halkının maslahatına yönetecek bir nizama ihtiyaç vardır. Bu nizam ise ancak İslam’da ve Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet’te bulunmaktadır. Çünkü bunlar, her şeyi hakkıyla bilen ve hikmet sahibi olan Allah’ın şer’î hükümleridir. Yalnızca altın kaynakları sayesinde bile Sudan dünyanın en zengin ülkelerinden biri hâline gelebilir. Zira Sudan, altın bakımından son derece zengin bir ülkedir. Büyük ölçüde kamu mülkiyeti kapsamına giren bu altın kaynaklarıyla, Allah’ın izniyle yakında yeniden kurulacak olan Hilâfet Devleti şu adımları atacaktır:
Birincisi: Para birimini dolara değil altına dayandıracaktır. Böylece para, kendi öz değerine sahip olacak ve dünya ile ithalat ve ihracat işlemlerinde sağlam bir değişim aracı olarak kullanılabilecektir.
İkincisi: Kamu mülkiyeti olan altından elde edilen gelirler; su, elektrik, altyapı ve benzeri hizmetlerin bütün Sudan halkına sunulmasında kullanılacaktır.
Üçüncüsü: Sudan’ın geniş ve verimli toprakları; buğday, darı, sebze ve insanların ihtiyaç duyduğu diğer ürünlerin üretimi için değerlendirilecektir. Böylece ülke kendi kendine yeter hâle gelecek ve üretim fazlasını ihraç edecektir.
Dördüncüsü: Gümrükler ve benzeri bütün dolaylı vergiler kaldırılacaktır. Çünkü bunlar haram mallardır. Çünkü Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
لَايَدْخُلُالْجَنَّةَصَاحِبُمَكْسٍ“Gümrük vergisi (meks) alan kimse cennete giremez.” Buradaki meks, gümrük vergisini ifade etmektedir. Böylece hayat kolaylaşacak, mal ve hizmetler herkesin ulaşabileceği seviyeye gelecektir.
Sonuç olarak; Sudan halkını, İslam hükümlerini tatbik edecek ve insanların Rahman’ın rızasıyla mutlu olacağı Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet’i kurmak için çalışanlarla birlikte çalışmaya davet ediyoruz.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا للهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ“Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah ve Rasûlü’ne icabet edin.” [Enfal 24]
İbrâhîm Usmân [Ebu Halîl]
حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Sudan Vilayeti Resmi Sözcüsü
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Sudan Vilâyeti Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi 21 October Street, Imarat al-Vaqf, Ground Floor, East Khartum / Sudan Telefon: +(249) 0912 24 01 43 – 0912 37 77 07 http://www.hizb-sudan.org/ |
E-Mail: spokman_sd@dbzmail.com |



