Cuma, 30 Şevval 1447 | 2026/04/17
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
İran’a Karşı Savaş... Dersler ve İbretler

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

İran’a Karşı Savaş... Dersler ve İbretler

 

Haber:

İran'a karşı savaş ve ardından gelen müzakereler.

Yorum:

İran’a karşı savaştan ve ardından gelen müzakerelerden çıkarılması gereken birçok ders ve ibretler vardır; bunlardan sadece üçünü belirtmekle yetineceğim:

Birincisi: Çoğu zaman insanların genelinden ve seçkinlerinden, şu ülkenin zayıf olduğu ve Amerika’ya ya da Yahudi varlığına askeri olarak karşı koyamayacağı yönünde sözler işittik; ancak bu savaş, Amerika’nın zayıf noktalarını ortaya çıkarmış ve Hürmüz Boğazı gibi tek bir su yolunun bile, tek bir askeri bile harekete geçirmeden tüm dünyaya diz çöktürebileceğini göstermiştir. Zira Allahu Teala İslam ümmetini, eğer güzel bir şekilde kullanırsak, dünyaya boyun eğdirmeye yetecek kadar stratejik konumlar ve hayati boğazlar bahşetmiştir.

İkincisi: Bazıları İran'ın akide uğruna savaştığını sanıyor; ancak bu olaylar, meselenin hakikatini bir kez daha teyit etmek için gelmiştir; zira İran'ın ABD ile müzakerelerde masaya koyduğu maddeler ve şartlar, Filistin'le veya Filistin'in işgaliyle ilgili hiçbir şeyi içermemektedir. Bu da bir şeye delalet ediyorsa o da; İran’ı temsil eden mevcut yöneticilerin, tıpkı Ürdün, Suudi Arabistan, Mısır ve diğer Ruveybida yöneticilerin umursamadığı gibi İslam’ı ve Müslümanları umursamadıklarına delalet etmektedir.

Üçüncüsü: Düşmanla uzun süren ve çok sayıda müzakereler, onun bize saldırmak için güçlerini toplamak üzere zaman kazanmasına imkân vermektedir. Bu ise Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ve onun kerim sahabelerinin siretinden öğrendiklerimizle çelişmektedir. Nitekim İmam Taberi, “Milletlerin ve Kralların Tarihi” adlı kitabında, İbn Kesir'in ise “El-Bidâye ve'n Nihaye” adlı eserinde, Rib’i bin Amir ile Pers Kralı Rustem arasındaki görkemli karşılaşmanın ayrıntılarını zikretmişlerdir; zira Rüstem, Ribi’ye şöyle dedi: Sizi buraya getiren şey nedir? Bunun üzerine Ribi, şu ölümsüz sözlerini söylemiştir: “Allah bizleri, insanları kula ibadet etmekten kulun Rabbine ibadet etmeye döndürmek ve dinlerin zulmünden İslam’ın adaletine ve dünyanın darlığından dünya ve ahiretin genişliğine kavuşturmak için gönderdi.” Rüstem ona şöyle dedi: “Söylediklerini dinledim (yani maksadını anladım). Liderlerimiz ve halkımızla görüş alışverişinde bulunmak için bize mühlet verir misin?” Rib’i şöyle dedi: “Evet, size istediğiniz mühleti veririm: Bir gün mü yoksa iki gün mü?” Bunun üzerine Rüstem şöyle dedi: “Hayır, ama bana daha çok mühlet ver; çünkü ben şehirlerdeki kavmimle konuşacağım.” Rib’i şöyle dedi: “Allah’ın Rasulü bize, düşmanlarımızla karşılaştığımızda üç günden fazla (mühlet) vermememizi emretti; o halde hem kendi işine hem de onların işine bir bak; sürenin ardından üçünden birini seç (İslam, cizye veya savaşı kastetmektedir).”

Son olarak ey kerim İslam ümmeti; Nübüvvet Minhacı Üzere İkinci Raşidi Hilafeti kurarak izzetine, şanına ve kahramanlıklarına geri dön; zira sadece bu sayede, celil sahabi Ribi' bin Amir'in şu sözü fiili olarak uygulanmış olacaktır: “Allah bizleri, insanları kula ibadet etmekten kulun Rabbine ibadet etmeye döndürmek ve dinlerin zulmünden İslam’ın adaletine ve dünyanın darlığından dünya ve ahiretin genişliğine kavuşturmak için gönderdi.”

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Cabir Ebu Hatır

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER